329. MEKTUP

MEVZUU:

a) Bazı suallere cevap..

b) Küçük berzahın bazı acaip, garaip hallerini beyan.

c) Taun ile ölümün fazileti.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz.leri bu mektubu, Şeyh Bediüddin Siharanfuri'ye yazmıştır. .

Allah'a hamd olsun. Selâm seçmiş olduğu kullarına.

*** Mübarek mektup ulaştı. Ona şu hususlar derc edilmiş:

-Bu tarafta, zorlu hadiseler zuhur etti. Onların biri taun, diğeri ise, kıtlık... Allahu Teala, bizleri ve sizleri bu gibi beliyyelerden korusun. Şu hususları da yazmışsın:

-Bu fitnelerin olmasına rağmen, gece gündüz ibadetle geçmektedir; batın mamurdur.

Bunun için, Allah'a hamd ü şükürler olsun. Mektuba dere edilen suallerin cevabı şöyle sıralanabilir

a) Çoğu vakit sünnetlerde, Kâfirun, İhlâs, Muavvezeteyn sureleri okunmalıdır.

b) Kefen işinde, erkekler için sünnet olan iki kattır. Sarık sarılması zaiddir; biz, sünnet olanla yetinelim. Onun için bir cevap yazmadık. Kazurat ile kirlenme ihtimali vardır. Bu babda sağlam bir dayanak ve Maveraünnehir ulemasının buna dair bir işi yoktur. Uzun entarilerin kefen yerine giydirilmesini caiz gördüler. Şehitlerin kefenleri dahi giydikleri elbiselerdir. Hazret-i Sıddık elbisesi ile tekfin edilmesini vasiyet edip söyle dedi:

-Beni bu iki elbisemle gömünüz.

Allah onlardan razı olsun.

a) Bir manaya göre, küçük berzah, dünya yerlerinden sayıldığına göre; orada terakki durumunun olması caizdir. Bu yerin dahi, orada çeşitli şahıslara göre, değişik durumları vardır. Herhalde, şu mübarek cümleyi duymuş olacaksın:

"Peygamberler, kabirlerinde namaz kılarlar."

Resulullah (sav) Efendimiz, Miraç gecesi Musa'nın (as) kabrinden geçerken gördü ki: Kabrinde namaz kılıyor. Aynı anda, semaya yükseldiği zaman, Musa'yı (as) orada buldu. O yerin acaip garaip işleri vardır. Merhum büyük oğlumun vefatı dolayısı ile bugünlerde oraya çokça nazar etmekteyiz; oradan garip sırlar zuhur etmektedir. O kadar ki, eğer ondan bir nebze anlatacak olsak, fitneye sebep olur. Cennetin tavanı, Arş-ı meck ise; kabir dahi cennet bahçelerinden bir bahçedir, isterse, kısır akıl bunu tasvirden yana aciz olsun; bu acaipten işlere nazar eden bir başka göz vardır.

d) Şöyle böyle durumlardan sonra, mücerred iman, her ne kadar kurtarır ise de, kelime-i tayyibenin yükselmesi, yararlı amele bağlıdır.

e) Ölümden kaçmak, büyük günahlardan sayılır ki; savaş alanında askerken kaçmaya benzer. Bir kimse, veba olan yerde sebat eder de, sabırlı olursa; ölünce şehit olur. Kabir fitnesinden dahi emin bulunur. O kimse ki, kabırla orada durur, ölmez; gazilerden sayılır. Bu manada bir şiir:

Şayet bana:

-Öl...

Derse sem'an ve taaten;

Bu davetçiye derim;

-Ehlen ve merhaben...

***

Günlerdir, beni balgam ve öksürük perişan etti. Beden zaafı dahi, son haddine vardı. Bunun için, zaruri olarak, cevaplan kısadan aldık.

Vesselam.

***