347. MEKTUP

MEVZU: Hallerin tevarüdü beyanındadır.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz.leri bu mektubu, Nur Tenari'ye (veya Ne-hari'ye) yazmıştır. Allah'a hamd olsun. Onun seçmiş olduğu kullarına selâm.

***

Sonra...

Mübarek mektup geldi; ona yazılanlar da anlaşıldı. Yani: Hallerin tevarüdü manasında.

Bilesin ki,

Sübhan Hak, bu alemin dahili olmadığı gibi, harici dahi değildir. Bunun gibi, alemden aynlmış olmadığı gibi, onunla birleşmiş dahi değildir.

Sübhan Hak mevcuttur. Lâkin, bütün bu sıfatlar, yani duhul, huruç, ittisal, infisal o Sübhan Zat'tan alınmıştır. Yerinde olur ki: Sübhan Hak, bu dört sıfattan hali olarak taleb edile. Ve bu sıfatların haricinde buluna. Bu sıfatlardan bir renk karışmış olsa dahi, zılâle ve misale taalluktan başka hasıl olan bir şey yoktur. Yerinde olur ki: Sübhan Hak, keyfiyeti ve misliyeti olmayan, zıllıyet tozundan dahi münezzeh bir sıfatla taleb edile. Bu mertebede dahi, keyfiyeti olmayan bir ittisal hasıl ola.

Anlatılan bu devlet, bir sohbetin neticesi olur; konuşmakla ve yazmakla hasıl olmaz. Yazılmış olsa dahi kim anlayıp idrak edebilir ki?

Şevkle, zevkle vazifeye devam etmek yerinde olur. Mülakat zamanına kadar da hallerin yazılması gerekir.

Vesselam...

***