447. MEKTUP

MEVZUU: Taziye, nasihat, gençliği ganimet bilmek.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz. Bu mektubu, Mirza Manuçeh'e yazmıştır.

***

Sübhan Allah, bu haşmetli ve saadetli zatın birliğini devam ettirip vakitlerine güzellik versin... Kendisi hakkında, geçip giden hüzünleri dahi en güzel şekilde telâfi eylesin... Nimet feyizlerini dahi ona yağdırsın...

***

Ey çocuklar!..

Gençlik çağları, heva ve heves çağları olduğu gibi; ilim tahsili zamanı ve çalışıp kazanma devridir.

Şehvani engellerin, nefsani garazların varlığına rağmen, bu sıralarda yapılan şeriat iktizasına göre amelin meziyeti, itibarı, sayısı bundan başka zamanlarda yapılan amele göre kat kat fazladır. Zira, engellerin varlığı meşakkat ve mihnet sebebidir. Bunlar da, onun şanını semalara yükseltir. Manilerin olmayışı dahi, sıkıntıyı ve meşakkati yok eder. Bunlar da muamelenin değerini yere düşürür.

Üstte anlatılan mana icabı olarak, beşerin havas zümresi, meleklerin havas zümresinden daha faziletlidir. Zira, beşerin taatı, engellere bağlıdır. Meleklerin taatında ise, engellerin sıkıntısı yoktur.

Görmez misin ki, askerlerin itibarı, ancak, devlet engelcileri olan düşmanların istilâsı zamanlarındadır. Bu zamanlarda, onların en küçük bir hareketlerine nazaran kat kat fazladır.

Şu da malumdur ki, heva ve heves, Allahu Teala'nın düşmanları olan nefsin ve şeytanın beğendikleri şeylerdir; şeriatın iktizasına göre ilim ve amel ise, yüce Sultan Hazret-i Rahman'ın razı olduğu şeydir.

Mevlâ'nın düşmanlarını beğendirmeye çalışmak, nimetlerin sahibi yüce Mevlâyı darıltmaktır. Böyle bir şeyi yapmak da akıldan ve zekâdan uzak bir iştir.

Başarı ihsan eden Sübhan Allah'tır.

***