451. MEKTUP

MEVZUU: Tabileri ile hac seferi müşaveresine cevap.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz. bu mektubu, Hace Hüsameddin Ahmed'e yazmıştır.

***

Allah'a hamd olsun. Seçmiş olduğu kullarına da selâm.

Bu taraftaki fukaranın (dervişlerin) hal ve vaziyetleri hamd olsun iyidir. Sübhan Allah'tan niyaz; sizin de selâmet ve afiyet üzere olmanızdır.

Şefkat ve merhamet üzere bu Fakir'in adına gönderilen mübarek mektubun mütalaası ile şerefyab oldum.

Şu iştiyakı izhar etmişsiniz: Ehil ve ayal ile her iki haremin birine gidip kalmalı ve orada ölmeli.

Ey mükerrem mahdum,

Ehil ve ayal ile gitmeniz, nazarda zahir olmamaktadır; hatta böyle bir şeye men (engel) anlaşılmaktadır. Sizin tek başınıza gitmeniz, nazarda güzel zahir olmaktadır. Selâmetle kavuşmanızı dileriz. İş Sübhan Allah'a kalmıştır.

Gelelim siyd... maddesine (galiba, keçi eti bahsi olacak...) (Müstakimzade'nin tercümesinde bu cümleye verilen manayı anlayamadık.)

Bunun için yazmışsınız ki:

-Tabipler onun zararına hükmetmektedirler.

Ey müşfik,

Nazar derinlere indikçe, onda zarar müşahede edilmemektedir. Onda bir zulmet hissedilse dahi, zarar zulmeti değildir. Onun nazar yönünü anlayamadık.

Hülâsa, tabiplerin anlattığı zarar yoktur.

En iyisini bilen Sübhan Allah'tır.

***