513. MEKTUP

MEVZUU: Felsefecilerin zevklerine göre Kur'an tefsiri ve tevili yapmanın men'i.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz.leri bu mektubu, Şeyh Abdullah'a yazmıştır.

***

Allahu Teala, beliyyelerden yana size selâmet ve afiyet ihsan eylesin...

Göndermiş olduğunuz TABSİRAT-I RAHMAN kitabını yolluyorum.

Onun bazı yerlerini mütalaa ettim. Onun musannifinde felsefecilerin yollarına karşı, büyük bir meyli buldum. Neredeyse, hükemayı enbiya ile müsavi kılacak. Onlara salât ve selâm olsun.

Hud suresinde gecen bir ayet-i kerimeye nazar ilişti. Onu, enbiya tavrı hilâfına, hükema tarzına göre tefsir etmiş; hükema kavli ile enbiya kavlini aynı seviyede bilmiş.

O ayet-i kerimeyi şöyle tefsir etmiştir:

"Bunlar o kimselerdir ki, kendilerine bir şey yoktur."(11/16)

Enbiyanın ve hükemanın ittifakı ile...

Ancak ateş vardır."(11/16) hissi veya akli...

Böyle devam ediyor. Enbiyanın icmaı ile hükemanın ittifakı mecali nasıl olur? Uhrevi azapta onların kavlinin ne itibarı olabilir? Bilhassa, enbiyanın kavline muhalif olur ise. Onlara salât ve selâm olsun.

Felsefecilerin akli azabı isbattan maksadları, hissi azabı kaldırmaktır. Kaldı ki, bu hissi azab üzerine enbiyanın icmaı vardır. Yani onun sübutu üzerine... Bir başka yerde, Kur'an ayetlerini de, hükemanın zevkine göre beyan etmiştir. Mezheb-i mübine muhalif olmasa dahi, bu kitabı mütalaa etmek, gizli mazarattan hali değildir.

Bu mananın izharını gerekli bildik; o hususta birkaç kelime yazdık. Her ne kadar baş ağrıtmak olsa da...

Vesselam...

***