516. MEKTUP

MEVZUU: İmam-ı Masum Hz.nin bazı mertebelere erdiğinin müjdeli haberi.

NOT: İmam-ı Rabbani Hz. bu mektubu, Zevilberekhat Mahdumzade Hace Muhammed Masum Hazretlerine yazmıştır.

***

Allah'a hamd olsun. Selâm onun seçilmiş kullarına.

Bir müddetten beri, evlâd-ı kiram, hallerinden bir şey yazmadılar. Ne zahir, ne de batın hallerinden. Bunun sebebi, ayrılık günlerinin uzaması dolayısı ile, uzaktakilerin halini unutmak ve onlardan geçmek olmalı. Bizim

için de merhametliler merhametlisi vardır.

"Allah kuluna kâfi değil mi?"(39/36) manasındaki ayet-i kerime mahrum gariplere teselli vermektedir.

Sizin bu iltifatsızlığınıza rağmen; gönül bütünüyle daima sizin hallerinize müteveccih olup sizin kemalinizi istemektedir.

***

Dün sabah namazından sonra, bir sülük veya (sükût) meclisi akdettim. Şu zuhur oldu: Bende bulunan hil'at ayrılıp gitti. Onun yerine bana, bir başka hil'at teveccüh etti. Hatıra şöyle geldi: O giden hil'at acaba bir başka şahsa verildi mi yoksa verilmedi mi? Temenni ettim ki, o, pek reşid oğlum Muhammed Masum'a verile... Bir an sonra gördüm ki, o oğluma verilmiş ve onu tamamı ile giymiş.

O giden hil'at, kayyumiyet muamelesinden ibaretti ki, terbiye ve tekmile taalluku vardır. Bu dahi, bu toplanılan meydanda, irtibat sebebidir. Bu yeni hil'atın muamelesi de sona erip tekrar giyilmeye hak kazanırsa, kerem kemalinden diliyoruz ki, pek aziz oğlum Muhammed Said'e verile... Bu Fakir, devamlı olarak, onu tazarru etmektedir. İcabet eserini de anlıyor. Oğlum da bu devlete müstahak bulmaktadır.

Bir mısra:

Ne zorluğu o işte olunca keremlilerle...

Sonra istidad dahi, yüce Sübhan'ın bir ihsanıdır.

Bir şiir:

Bir şey getirmedim başka baba ocağından;

İhsanın bana bendeki, bir parçayım ondan...

***

Allahu Teala şöyle buyurdu:

"Ey Al-i Davud, şükrediniz; şükreden kullanırı azdır."(34/13)

Bilesiniz ki,

Şükrün manası: Kulun, Allah tarafından kendisine verilen zahir ve batın nimetleri, tümden niçin yarattıysa, ne sebeple verdiyse, ona sarf etmektir. Böyle olmadığı takdirde şükür de olmaz.

Basan ihsan eden Sübhan Allah'tır.

Bu gibi ilimler, gizli sırlardandır. Bunu açıkça söylüyoruz; amma onların gizli tutulması gerekir ki, insanlar fitneye düşmeye...

***

Sonra,

Bende bunların o müşkülü var ya... Ki o muamele herhalde misal aleminde idi; bu günlerde çözüldü. Onda asla bir gizli yan kalmadı.

Herhalde Hace Muinüddin'in ruhaniyetinin, bu manada dahli vardır. O müşkil, Hace Muhammed Masum'un hatırında kalma ihtimali vardır.

***