Sahih-i Buhari
1-TECRĪD'İN METNİ
2-KİTĀBÜ'L-ĪMĀN
3-KİTĀBÜ'L-İLİM
4-KİTĀBÜ'L-VUDŪ'
5-KİTĀBÜ'L-GUSL
6-KİTĀBÜ'L-HAYZ
7-KİTĀBÜ'T-TEYEMMÜM
8-KİTĀBU'S-SALĀT
9-KİTĀBU MEVĀKĪTİ'S-SALĀT
10-BĀBU BED'İ'L-EZĀN
11-CUM'A BAHSİ
12-SALĀT-İ HAVF BAHSİ
13-İYDEYN BAHSİ
14-VİTİR BAHSİ
15-İSTİSKĀ BAHSİ
16-KÜSŪF BAHSİ
17-SÜCŪD-I KUR'ĀN BAHSİ
18-TAKSĪR-İ SALĀT BAHSİ
19-TEHECCÜD BAHSİ
20-TERĀVİH NAMAZI
21-İSTİHĀRE HADĪSİ VE DUĀSI
22-MEKKE VE MEDĪNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZĪLETİ BĀBI
23-SEYYİDÜ'L-MÜRSELĪN SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYĀRET
24-NAMAZDA İSTİĀNE BAHSİ
25-NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26-CENĀZE BAHSİ
27-KİTĀBÜ'Z-ZEKĀT
28-SADAKA-İ FITIR BAHSİ
29-KİTĀBÜ'L-HAC
30-EBVĀBÜ'L-ÖMRE
31-EBVĀBÜ'L-MUHSAR
32-CEZĀ-İ SAYD BĀBI
33-FAZĀİL-İ MEDĪNE
34-KİTĀBÜ'S-SAVM
35-TERĀVĪH NAMAZI
36-KADİR GECESİ'NİN FAZĪLETİ
37-MESCİDLERDE İ'TİKĀF
38-KİTĀBÜ'L-BÜYŪ'
39-İHTİKĀRIN ZEMMİ
40-HİBE BAHSİ
41-MENĪHA FASLI
42-ŞAHĀDET BAHSİ
43-SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44-ŞARTLAR BAHSİ
45-VASIYYETLERİN AHKĀMI BAHSİ
46-CİHAD VE SİYERİN FAZĪLETİ BAHSİ
47-HŪRÜ'L-ĪYN VE ONLARIN MÜSTESNĀ SIFATLARI
48-BED'ÜL-HALK BAHSİ
49-AHĀDĪS-İ ENBİYĀ ALEYHİMÜ'S-SALĀTÜ VE'S-SELĀM BAHSİ
50-İBRET-ĀMİZ BENĪ İSRĀİL KISSALARI
51-KİTĀBÜ'L-MENĀKIB
52-KUREYŞ'İN MENĀKIBI BAHSİ
53-HUZĀA KISSASI
54-EBŪ ZERR-İ GIFĀRĪ (RADİYA'LLĀHU ANH)İN İSLĀM'I VE ZEMZEM KISSASI
55-PEYGAMBERİMİZİN İSLĀM'A ALENĪ İLK DA'VETİ
56-PEYGAMBERİMİZİN HĀTEMÜ'L-ENBİYĀLIĞINI TEBLĪĞ BUYURMASI
57-İSLĀM'DA NÜBÜVVET ALĀMETLERİ
58-AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59-EBŪ BEKR ES-SIDDĪK RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
60-ÖMER İBN-İ HATTĀB RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
61-OSMĀN İBN-İ AFFĀN RADİYA'LLĀHU ANH
62-ALĪ İBN-İ EBĪ TĀLİB RADİYA'LLĀHU ANH
63-ZÜBEYR İBN-İ AVVĀM RADİYA'LLĀHU ANH
64-TALHA RADİYA'LLĀHU ANH
65-SA'D İBN-İ EBĪ VAKKĀS RADİYA'LLĀHU ANH
66-PEYGAMBERİMİZ'İN DĀMATLARINDAN EBÜ'L-ĀS
67-ZEYD İBN-İ HĀRİSE İLE OĞLU ÜSĀME RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
68-ABDULLĀH İBNİ ÖMER RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
69-AMMĀR VE HUZEYFE RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
70-EBŪ UBEYDE İBN-İ CERRĀH RADİYA'LLĀHU ANH
71-HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
72-ABDULLĀH İBN-İ ABBĀS RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ
73-HĀLİD İBN-İ VELĪD RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
74-SĀLİM İBN-İ MA'KIL RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
75-ĀİŞE RADİYA'LLĀHU ANHĀ'NIN FAZĪLETİ
76-MENĀKIB-I ENSĀR BAHSİ
77-RESŪL-İ EKREM'İN HAZRET-İ HADĪCE İLE İZDİVĀCI
78-MEB'ASÜ'N-NEBĪ SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM BĀBI
79-İSRĀ' VE Mİ'RĀC HADĪSİ
80-RESŪLULLĀH İLE ASHĀB'ININ MEDĪNE'YE HİCRETİ BĀBI
81-MEGĀZĪ BAHSİ
82-BÜYÜK BEDİR GAZĀSI
83-BENĪ NADĪR'İN TEHCĪRİ VAK'ASI
84-UHUD GAZĀSI
85-AHZĀB VE HENDEK HARBİ
86-BENĪ KURAYZA SEFERİ
87-HAYBER GAZĀSI
88-ÖMRETÜ'L-KAZĀ'
89-MŪTE GAZĀSI
90-MEKKE'NİN FETHİ GAZĀSI
91-HUNEYN SEFERİ
92-ZÜ'L-HALASA GAZĀSI
93-SEYFÜ'L-BAHR GAZĀSI
94-RESŪL-İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABĪLELERİN HEY'ETLERİ
95-HACCETÜ'L-VEDĀ'
96-TEBŪK GAZĀSI
97-PEYGAMBER'İN KİSRĀ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98-NEBĪ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99-KUR'ĀN-I KERĪMİN TEFSĪRİ BAHSİ
100-EN'ĀM SŪRESİ ĀYETLERİ
101-KUR'ĀN-I KERĪMİN FAZĪLETLERİ BAHSİ
102-NİKĀH BAHSİ
103-TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104-KİTĀBÜ'TALĀK
105-NAFAKA BAHSİ
106-TAĀM BAHSİ
107-AKİKA BAHSİ
108-ZEBĪHALARLA AVLARA VE BUNLARA ĒEKİLEN BESMELE BAHSİ
109-SAYDÜ'L-BAHR=DENİZ AVI
110-KİTĀBÜ'L-ADĀHĪ
111-KİTABÜ'L-EŞRİBE
112-KİTABÜ'L-MERZĀ
113-KİTĀBÜ'T-TIB
114-KİTĀBÜ'L-LİBĀS
115-KİTĀBÜ'L-EDEB
116-KİTĀBÜ'L-LİBĀS;KİTĀBÜ'L-EDEB
117-KİTĀBÜ'L-İSTİ'ZĀN
118-KİTĀBÜ'L-KADER
119-KİTĀBÜ'L-EYMĀN
120-KİTĀBÜ'L-KEFFĀRĀT
121-KİTĀBÜ'L-FARĀİZ
122-KİTĀBÜ'L-HUDŪD
123-KİTĀBÜ'L-MUHĀRİBĪN
124-KİTĀBÜ'D-DİYYĀT
125-RÜ'YĀ TA'BĪRİ BAHSİ
126-KİTĀBÜ'L-FİTEN
127-KİTĀBÜ'L-AHKĀM
128-KİTĀBÜ'D-DA'AVĀT
129-KİTĀBÜ'R-RİKAK
130-KİTĀBÜ'T-TEMENNĪ
FAZĀİL-İ MEDĪNE
         Bu bölümde toplam 17 Hadisi Şerif var.
Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Medīne'nin Fazīleti Hakkında Enes İbn-i Mālik Hadīsi
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğu rivāyet edilmiştir: Medīne (sāhası) nın şuradan şuraya kadar (olan mahalli) haremdir, muhteremdir. Bu hudūdun ağacı kesilmez; bu sāhada bid'at ihdās edilmez. Kim ki, Harem-i Medīne'de (Kitab ve Sünnet'e muhālif) bir bid'at ihdās ederse, Allah'ın azābı, Meleklerin ilenci, bütün insanların nefreti o kimse üzerine olsun.

Hadis No: 880

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Harem-i Medīne'ye İhtirām Hakkında Ebū Hüreyre Hadīsi (3)
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğu rivāyet edilmiştir: Medīne'nin (şarkī ve garbī şu) iki kara taşlığı arasındaki sāhaya hurmet etmek benim lisānımla (taraf-ı İlāhī'den) vācib kılınmıştır. (Yine) Ebū Hüreyre demiştir ki: Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'e Benī Hāris'e gelmişti. Resūl-i Ekrem bunlara: ey Benī Hārise, zannedersem siz de Harem sāhasından hārice ēıktınız! demişti. Sonra (bunların Harem dāhilinde bulunduklarını hatırlayarak) hayır siz Harem dāhilinde mukīmsizin, diyerek iltifat buyurdu.

Hadis No: 881

Konu: Ahdi Bozmak (ahde Vefāsızlık);medīne'nin Fazīleti;verdiği Sözü Tutmamak
Başlık: Harem-i Medīne'ye İhtirām Hakkında Hazret-i Alī Rivāyeti
Ravi: Alī B. Ebī Tālib (18)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet edilmiştir: Benim indimde (ahkām-ı şerīatten mektūb olan) şey, yalnız Allahu Teālā'nın Kitābıdır. Bir de Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'den (işitip yazdığım) şu sahīfedir. (Meāli şöyledir:) Medīne'nin şuraya (, Sevr dağına) kadar Āir (dağı) arası haremdir, vācibü'l-ihtirāmdır. Kim ki, Medīne'nin bu harīmi dāhilinde Kitāb ve Sünnet'e muhālif bir iş işlerse, yāhud ehl-i bid'ate yardım eylerse, Allah'ın azābı, Melekler'in ilenci, bütün halkın nefreti bu mübtedi'ler üzerine olsun. Bunların ne tevbesi, ne de fidyesi kabūl olunur. Müslümanların emānı birdir; (bir müslimīn kāfire emānı, bütün mģslümanlarca sahīhtir, mu'teberdir). Alī (Hazretleri devamla) demiştir ki: Kim ki, bir müslümanın verdiği ahdi nakzederse, Allah'ın azābı, Melekler'in ilenci, bütün halkın nefreti onun üzerine olsun. Onun ne farz, ne de nāfile ibādeti kabūl olunmaz. Her kim de kendi mevālīsinden ve efendilerinden başka bir kavmi velī ve efendi ittihāz ederse, bu kimse de Allah'ın azābına, Melekler'in ilencine, bütün insanların nefretine uğrasın! Bu şuursuz kimsenin ne tevbesi, ne de adāleti kabūl olunmaz.

Hadis No: 882

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Harem-i Medīne'ye İhtirām Hakkında Ebū Hüreyre Hadīsi (3)
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurdu, dediği rivāyet edilmiştir: (Rabb'ım tarafından) ben, bir karyeye (hicretle) emr olundum ki, o karye, kurā-i āleme galebe eder, (onun şerāfet-i nūru āfāk-ı cihāna intişār eder). (Münāfıklar) o karyeye Yesrib derler. (Hayır), o Medīne (-i kāmile) dir. Medīne (-i tāhire), eşhās-ı habīseyi giderir, (dışına atar) demirci körüğünün demirin kirini giderdiği gibi.

Hadis No: 883

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Harem-i Medīne'ye İhtirām Hakkında Ebū Hüreyre Hadīsi (3)
Ravi: Ebū Humeyd Ensārī-i Sāidī (8)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem ile berāber Tebük (gazāsın) dan dönüp karşımızda Medīne görülünce Resūlullah'ın: İşte Tābe! buyurdu, dediği rivāyet edilmiştir.

Hadis No: 884

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivāyet edilmiştir: (Bir zaman gelecektir ki, nesl-i ātī) Medīne'yi şu bulunduğu hayr-ü letāfetiyle bırakacaklar da Medīne'de nihāyet rızkını arayan hayvanlardan, kuşlardan başka sākin hiē bir insan bulunmayacaktır. Medīne'ye en son gelen ve koyunlarına sayha ederek giren Müzeyne kabīlesinden iki ēoban olacaktır. Bunlar da Medīne'yi bomboş, vahşet-engīz bir halde bulacaklar ve Seniyyetü'l-vedā a vardıklarıda bunlar da yüzleri üstüne düşeceklerdir.

Hadis No: 885

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Süfyān İbn-i Ebī Züheyr
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivāyet edilmiştir: Yemen (kıt'ası) feth edilecektir. Yemen fātihleri hayvanlarını (Medīne'ye) sevk edip āilelerini ve etbāını yükleyecekler, (ve Yemen'e göē edecekler) dir. Halbuki bunlar bilseler, Medīne kendileri iēin hayırlı (bir vatan) dır. Şam (hıttası) da feth edilecektir. Şam fātihleri de hayvanlariyle dönüp (Medīne'ye) gelecekler ve ehl ü etbāını yükleye (rek Şam'a göē ede) ceklerdir. Bunlar da bilseler ki, Medīne kendileri iēin hayırlı (bir me'vā) dır. Irak (havālīsi) de feth edilecektir. Irak fātihleri de (kerban hālinde) hayvanlarını sürüp gelecekler, āile ve etbāını yükleye (rek Irak'a hicret ede) ceklerdir. Bunlar da bilseler ki, Medīne (-i Tāhire) kendileri iēin hayırlı (bir vatan)dır; (Medīne'den ayrılmazlardı).

Hadis No: 886

Konu: Medīne'nin Fazīleti;oruēlunun Kötülükten Uzak Durması
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in: Yılan yuvasından toplandığı gibi (ehl-i) īmān da Medīne'ye toplanır buyurduğu rivāyet edilmiştir.

Hadis No: 887

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Sa'd B. Ebī Vakkās (17)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'in: Medīne ahālīsine bir kimse mekr ü cināyet etmek istemez mi, muhakka o şahs-ı mekkār, tuzun suda eridiği gibi erir (, mahvolur). buyurduğunu işittim, dediği rivāyet edilmiştir.

Hadis No: 888

Konu: -
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Üsāme B. Zeyd B. Hārise (15)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet edilmiştir: (Bir def'a) Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem yüksek bir mahalden Medīne evleri arasından yükselen köşklere bakarak: Benim gördüğüm mehāliki siz görebiliyor musunuz?. Ben, evlerinizin aralarına dökülen fitne ve felāket mahallerini şiddetli yağmur sellerinin aētığı yarlar gibi (gözümle) görüyorum buyurdu.

Hadis No: 889

Konu: Deccāl;medīne'nin Fazīleti (4)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Ebū Bekre Nufey' B. Hāris (18)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'in: Medīne'ye Mesīh Deccāl'ın (değil kendisi) korkusu (bile) giremeyecektir. O fitne günlerinde Medīne'nin yedi kapısı olacak, her kapıda (muhāfız) iki Melek bulunacaktır buyurduğu rivāyet edilmiştir.

Hadis No: 890

Konu: Deccāl;medīne'nin Fazīleti (4)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Ebū Hüreyre (395)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in: Medīne'nin kapılarında ve medhallerinde (muhāfız) birtakım Melekler vardır. Medīne'ye ne Tāūn, ne de Deccāl giremez buyurdu, dediği rivāyet edilmiştir.

Hadis No: 891

Konu: Deccāl;medīne'nin Fazīleti (4)
Başlık: Bir Zamanlar Medīne'nin Metrūk Kalacağına Dāir Rivāyetler (8)
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'in şöyle buyurduğu rivāyet edilmiştir: İslām beldelerinden hiē birisi kalmaz ki, onu Deccāl (orduları) ēiğnememiş olsun; yalnız Mekke ile Medīne bu istīlādan masūn bulunur. Medīne'nin kapı ve medhallerinden hiē birisi bulunmaz ki, orayı saf saf Melekler muhāfaza etmemiş bulunsun. Sonra Meleklerin bu sūretle damān ve muhāfazasında bulunan Medīne şehri ahālīsi ile berāber üē def'a sarsılır; Medīne'de ne kadar kāfir ve münāfık varsa bunları Cenāb-ı Hak Medīne hāricine atar; (Medīne'de hālis mü'minler kalır).

Hadis No: 892

Konu: Hızır;medīne'nin Fazīleti
Başlık: Deccāl'a Dāir Ebū Saīd-i Hudrī Hadīsi (2)
Ravi: Ebū Saīd-i Hudrī (71)
Hadis:

Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in Deccāl (ın ahvāl ve ef'ālin) den uzun boylu bahsettiği sırada şöyle buyurdu dediği rivāyet edilmiştir: Deccāl, (Medīne'ye de) gelecektir. Fakat Medīne kapısından iēeri girmek ona haram kılınmıştır. Yalnız Medīne etrāfındaki bazı ēoraklı, ēakıllı arāzīye inecektir. O gün Medīne halkının en hayırlı bir sīmāsı, yāhud nāsın hayırlı sīmālarından birisi (Hızır Aleyhi's-selām) Deccāl'a karşı ēıkar, ve: - Şehādet ederim ki, muhakkak sen, Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem 'in bize haber verdiği Deccāl'sın! der. Bunun üzerine Deccāl, başındaki erbāb-ı şakavete: - Şimdi ben bu adamı öldürür, sonra diriltirsem benim (ulūhiyet) iddiamda şübhe eder misiniz? diye sorar. Eşkiyā gürūhu: - Hayır, şübhe etmeyiniz, derler. Deccāl, (Hazret-i Hızr'ı) hemen öldürür, sonra da diriltir. Ve dirildir diriltmez Hızır: - Va'llāhi benim, senin Deccāl olduğun hakkındaki şimdiki kanāatim, bundan evvelki īmānımdan daha kuvvetlidir, der. Bu def'a Deccāl maiyetine: - Bu adamı öldürünüz! der. Fakat bundan sonra Deccāl (ne) Hızr'ı, (ne de başkalarını) katle muktedir olamaz.

Hadis No: 893

Konu: Deccāl;medīne'nin Fazīleti (4)
Başlık: Deccāl'a Dāir Ebū Saīd-i Hudrī Hadīsi (2)
Ravi: Cābir B. Abdullāh (84)
Hadis:

Şöyle rivāyet edilmiştir: (Bir kerre) bir A'rābī Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'e gelip İslām üzere arz-ı bīat etmişti. Ferdāsı günü bu adam mahmūn olarak (huzūr-ı Risālet'e) geldi. Ve: - Yā Resūla'llah beni ikale buyurursunuz. (Hāl-i bedeviyete avdetime müsāade ediniz!) dedi. Resūlullah bu teklīfi üē def'a kabulden imtinā' etti. Ve sonra: - Medīne şehri demirci körüğü gibidir; temizi alıkor; kiri, pası dışarı atar, buyurdu.

Hadis No: 894

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Medīne Hakkında Resūl-i Ekrem'in Duāsı Ve Hayr-ü Bereket Temennīsi (2)
Ravi: Enes B. Mālik (245)
Hadis:

Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem 'in (Medīne-i Münevvere hakkında) şöyle duā buyurduğu rivāyet edilmiştir: Yā Rab! (Dünyā) berekātından Mekke'ye bahşettiğin lūtf u kereminin iki mislini Medīne şehrine müyesser kıl!.

Hadis No: 895

Konu: Medīne'nin Fazīleti (9)
Başlık: Medīne Hakkında Resūl-i Ekrem'in Duāsı Ve Hayr-ü Bereket Temennīsi (2)
Ravi: Ümmü'l-mü'minīn Āişe (234)
Hadis:

(Hicret'in ilk günlerinde Medīne'nin Muhācirler üzerindeki sū-i te'sīri ve Resūl-i Ekrem'in ed'iye-i seniyyeleri hakkında) Hazret-i Āişe radiya'llahu anhā'dan şöyle dediği rivāyet edilmiştir: Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Medīne'ye hicret ettiğinde (babam) Ebū Bekr ile Bilāl sıtmaya tutulmuştu. Ebū Bekr'i sıtma hummāsı yakalayınca şu meāldeki beyti inşād ederdi: Yesrib diyārında her kişi āilesi iēinde mes'ūd sabahlamışken bir de ölüm ansızın yakalar, akşama diri bırakmaz. Bilāl-i Habeşī de kendisinden hummā nöbeti sıyrılınca şu meāldeki rübāīyi söyliyerek sesini yükseltirdi: Şunu bilmek isterim ki: Mekke vādīsinde etrāfımı izhir ve celīl otları sararak bir gece olsun geceler miyim?. Bir gün gelip de Ukāz'daki Mecenne sularının başına varır mıyım? Mekke'nin Şāme, ve Tufeyl dağları acaba bir kere daha bana görünürler mi?. Yine Bilāl-i Habeşī: Yā Rab! Şeybe İbn-i Rebīa'ya, Utbe İbn-i Rebīa'ya, Ümeyye İbn-i Halef'e gadab eyle! Nasıl ki bunlar (zulmedip) bizi ana yurdumuzdan ēıkardılar, vebā diyārına gelmeğe mecbūr ettiler diye bed-duā ederdi. Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem bunları işittikten sonra: Yā Rab! Mekke'yi bize sevdirdiğin gibi Medīne'yi de sevdir! Yāhud onu daha ziyāde sevdir! Yā Rab! Sā' ile Müd ile ölēülen erzak ve ekvātımıza feyz ü bereket ihsān eyle! Yā Rab! Medīne'nin havasını bizim iēin tashīh ve ilel ü emrazdan sālim kıl! Hummāsını ve sıtmasını da Mekke'nin Cuhfe'sine nakl eyle! diye duā buyurmuştur. (Duā-i Nebevī'nin karīn-i icābet olduğuna işāret ederek) Hazret-i Āişe demiştir ki: Medīne'ye hicret edip geldiğimizde, Medīne, Allah'ın en vebālı, hastalıklı bir diyārı idi. Medīne'nin Buthān sahrāsındaki vādīden acı, pis bir su da akardı, demiştir.

Hadis No: 896

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı