Sahih-i Buhari
1-TECRĪD'İN METNİ
2-KİTĀBÜ'L-ĪMĀN
3-KİTĀBÜ'L-İLİM
4-KİTĀBÜ'L-VUDŪ'
5-KİTĀBÜ'L-GUSL
6-KİTĀBÜ'L-HAYZ
7-KİTĀBÜ'T-TEYEMMÜM
8-KİTĀBU'S-SALĀT
9-KİTĀBU MEVĀKĪTİ'S-SALĀT
10-BĀBU BED'İ'L-EZĀN
11-CUM'A BAHSİ
12-SALĀT-İ HAVF BAHSİ
13-İYDEYN BAHSİ
14-VİTİR BAHSİ
15-İSTİSKĀ BAHSİ
16-KÜSŪF BAHSİ
17-SÜCŪD-I KUR'ĀN BAHSİ
18-TAKSĪR-İ SALĀT BAHSİ
19-TEHECCÜD BAHSİ
20-TERĀVİH NAMAZI
21-İSTİHĀRE HADĪSİ VE DUĀSI
22-MEKKE VE MEDĪNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZĪLETİ BĀBI
23-SEYYİDÜ'L-MÜRSELĪN SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYĀRET
24-NAMAZDA İSTİĀNE BAHSİ
25-NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26-CENĀZE BAHSİ
27-KİTĀBÜ'Z-ZEKĀT
28-SADAKA-İ FITIR BAHSİ
29-KİTĀBÜ'L-HAC
30-EBVĀBÜ'L-ÖMRE
31-EBVĀBÜ'L-MUHSAR
32-CEZĀ-İ SAYD BĀBI
33-FAZĀİL-İ MEDĪNE
34-KİTĀBÜ'S-SAVM
35-TERĀVĪH NAMAZI
36-KADİR GECESİ'NİN FAZĪLETİ
37-MESCİDLERDE İ'TİKĀF
38-KİTĀBÜ'L-BÜYŪ'
39-İHTİKĀRIN ZEMMİ
40-HİBE BAHSİ
41-MENĪHA FASLI
42-ŞAHĀDET BAHSİ
43-SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44-ŞARTLAR BAHSİ
45-VASIYYETLERİN AHKĀMI BAHSİ
46-CİHAD VE SİYERİN FAZĪLETİ BAHSİ
47-HŪRÜ'L-ĪYN VE ONLARIN MÜSTESNĀ SIFATLARI
48-BED'ÜL-HALK BAHSİ
49-AHĀDĪS-İ ENBİYĀ ALEYHİMÜ'S-SALĀTÜ VE'S-SELĀM BAHSİ
50-İBRET-ĀMİZ BENĪ İSRĀİL KISSALARI
51-KİTĀBÜ'L-MENĀKIB
52-KUREYŞ'İN MENĀKIBI BAHSİ
53-HUZĀA KISSASI
54-EBŪ ZERR-İ GIFĀRĪ (RADİYA'LLĀHU ANH)İN İSLĀM'I VE ZEMZEM KISSASI
55-PEYGAMBERİMİZİN İSLĀM'A ALENĪ İLK DA'VETİ
56-PEYGAMBERİMİZİN HĀTEMÜ'L-ENBİYĀLIĞINI TEBLĪĞ BUYURMASI
57-İSLĀM'DA NÜBÜVVET ALĀMETLERİ
58-AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59-EBŪ BEKR ES-SIDDĪK RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
60-ÖMER İBN-İ HATTĀB RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
61-OSMĀN İBN-İ AFFĀN RADİYA'LLĀHU ANH
62-ALĪ İBN-İ EBĪ TĀLİB RADİYA'LLĀHU ANH
63-ZÜBEYR İBN-İ AVVĀM RADİYA'LLĀHU ANH
64-TALHA RADİYA'LLĀHU ANH
65-SA'D İBN-İ EBĪ VAKKĀS RADİYA'LLĀHU ANH
66-PEYGAMBERİMİZ'İN DĀMATLARINDAN EBÜ'L-ĀS
67-ZEYD İBN-İ HĀRİSE İLE OĞLU ÜSĀME RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
68-ABDULLĀH İBNİ ÖMER RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
69-AMMĀR VE HUZEYFE RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
70-EBŪ UBEYDE İBN-İ CERRĀH RADİYA'LLĀHU ANH
71-HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
72-ABDULLĀH İBN-İ ABBĀS RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ
73-HĀLİD İBN-İ VELĪD RADİYA'LLĀHU ANH'İN MENĀKIBI
74-SĀLİM İBN-İ MA'KIL RADİYA'LLĀHU ANHÜMĀ'NIN MENĀKIBI
75-ĀİŞE RADİYA'LLĀHU ANHĀ'NIN FAZĪLETİ
76-MENĀKIB-I ENSĀR BAHSİ
77-RESŪL-İ EKREM'İN HAZRET-İ HADĪCE İLE İZDİVĀCI
78-MEB'ASÜ'N-NEBĪ SALLA'LLĀHU ALEYHİ VE SELLEM BĀBI
79-İSRĀ' VE Mİ'RĀC HADĪSİ
80-RESŪLULLĀH İLE ASHĀB'ININ MEDĪNE'YE HİCRETİ BĀBI
81-MEGĀZĪ BAHSİ
82-BÜYÜK BEDİR GAZĀSI
83-BENĪ NADĪR'İN TEHCĪRİ VAK'ASI
84-UHUD GAZĀSI
85-AHZĀB VE HENDEK HARBİ
86-BENĪ KURAYZA SEFERİ
87-HAYBER GAZĀSI
88-ÖMRETÜ'L-KAZĀ'
89-MŪTE GAZĀSI
90-MEKKE'NİN FETHİ GAZĀSI
91-HUNEYN SEFERİ
92-ZÜ'L-HALASA GAZĀSI
93-SEYFÜ'L-BAHR GAZĀSI
94-RESŪL-İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABĪLELERİN HEY'ETLERİ
95-HACCETÜ'L-VEDĀ'
96-TEBŪK GAZĀSI
97-PEYGAMBER'İN KİSRĀ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98-NEBĪ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99-KUR'ĀN-I KERĪMİN TEFSĪRİ BAHSİ
100-EN'ĀM SŪRESİ ĀYETLERİ
101-KUR'ĀN-I KERĪMİN FAZĪLETLERİ BAHSİ
102-NİKĀH BAHSİ
103-TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104-KİTĀBÜ'TALĀK
105-NAFAKA BAHSİ
106-TAĀM BAHSİ
107-AKİKA BAHSİ
108-ZEBĪHALARLA AVLARA VE BUNLARA ĒEKİLEN BESMELE BAHSİ
109-SAYDÜ'L-BAHR=DENİZ AVI
110-KİTĀBÜ'L-ADĀHĪ
111-KİTABÜ'L-EŞRİBE
112-KİTABÜ'L-MERZĀ
113-KİTĀBÜ'T-TIB
114-KİTĀBÜ'L-LİBĀS
115-KİTĀBÜ'L-EDEB
116-KİTĀBÜ'L-LİBĀS;KİTĀBÜ'L-EDEB
117-KİTĀBÜ'L-İSTİ'ZĀN
118-KİTĀBÜ'L-KADER
119-KİTĀBÜ'L-EYMĀN
120-KİTĀBÜ'L-KEFFĀRĀT
121-KİTĀBÜ'L-FARĀİZ
122-KİTĀBÜ'L-HUDŪD
123-KİTĀBÜ'L-MUHĀRİBĪN
124-KİTĀBÜ'D-DİYYĀT
125-RÜ'YĀ TA'BĪRİ BAHSİ
126-KİTĀBÜ'L-FİTEN
127-KİTĀBÜ'L-AHKĀM
128-KİTĀBÜ'D-DA'AVĀT
129-KİTĀBÜ'R-RİKAK
130-KİTĀBÜ'T-TEMENNĪ
TEBŪK GAZĀSI
         Bu bölümde toplam 3 Hadisi Şerif var.
Konu: Tebük Gazāsı (3)
Başlık: Eş'arīlerin Harbe İştirakleri Hakkında Ebū Mūse'l-eş'ari Hadisi
Ravi: Ebū Mūsā El-eş'arī (55)
Hadis:

Rivāyet olunmuştur: Hemşehrilerim Eş'arīler (Tebūk seferinde) kendilerine binit hayvanı istemek üzere beni Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'e göndermişlerdi. Ēünkü hemşehrilerim Tebūk gazāsında Resūlullah ile berāber güēlük askeri iēinde bulunmak istiyorlardı. Bu teklīf üzerine (Resūl-i Ekrem'e gittim): Arkadaşlarım Eş'arīler kendilerine mekkāre hayvanı vermenizi arzetmek üzere beni huzūrunuza gönderdiler! dedim. Resūlullah: Vallahi ben sizi hiēbir hayvana bindirmem! buyurdu. O sırada Resūlullah bilmediğim bir sebeble asabī bir halde bulunduğu iēin ben de kendisini tasdīk ettim. Ve Resūlullah'ın reddetmesinden mahzūn ve bana karşı gönlünde bir dargınlık bulunmasından endīşe ederek kederli bir halde geri döndüm. Arkadaşlarımın yanına dönüp geldiğimde de Resūlullah ne dediyse onlara haber verdim. Bunun üzerine ēok beklemedim, ancak bir saat kadar bir zaman geēmişti. Bilāl'in bana: Ey Abdullah İbn-i Kays! diye seslemdiğini işittim: Ben hemen cevab verdim. Bilāl: Resūlullah seni da'vet ediyor, hemen icābet et (gel) dedi. Resūlullah'ın huzūruna varınca o sırada Sa'd (İbn-i Ubāde) den aldığı (ikişer ikişer iple bağlı) altı deveyi gösterek bana: Şu ēifti al, şu ēifti de al. Bunlarla arkadaşlarının yanına git. Ve onlara: Allah, yāhud Resūlullah sizi bu develere yükle(mek dile)r, artık bunlara bininiz, de! buyurdu. Ben de bu develerle arkadaşlarımın yanına gittim. Ve: - Nebī salla'llahu aleyhi ve sellem sizi bu develere yüklemek ister. Lākin ben vallahi sizin bir kaēınız benimle berāber Resūlullah'ın (bundan önce) söylediği sözü işiten bir kimsenin yanına gidinceye (ve bunun māhiyetini aēıklayıncaya) kadar sizin yakanızı bırakmak. İsterim ki siz, Resūlullah'ın söylemediği bir sözü ben size hikāye etmiş olduğumu sanmayasınız! dedim. Onlar da bana: - Vallahi sen bizim nazarımızda doğru sözlüsündür. Bununla berāber ne yapmak arzu edersen onu da yap! dediler. Bunun üzerine Ebū Mūsā (el-Eş'arī) hemşehrilerinden birkaē kişi ile gitti. Bunlar Resūlullah'ın Eş'arīleri önce reddi, sonra onlara develeri vermesine dāir sözlerini işiten kimselerin yanlarına vardılar. Bunlar da Ebū Mūsā'nın hemşehrilerine hikāye ettiği gibi Peygamber'in sözlerini anlattılar.

Hadis No: 1657

Konu: Tebük Gazāsı (3)
Başlık: Hazret-i Alī'nin Medīne'de Vekil Bırakılması
Ravi: Sa'd B. Ebī Vakkās (17)
Hadis:

Rivāyete göre, Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem Tebūk gazāsına ēıkmış ve (ēıkarken) Alī radiya'llahu anh'in (Medīne'de) vekil bırakmıştı. Fakat Hazret-i Alī: Yā Resūla'llah! Beni ēocuklar ve kadınlar iēinde vekil mi bırakıyorsunuz? demesi üzerine: Yā Alī! Bana nisbetle sen, Mūsā'ya nisbetle Hārun menzilesinde olmağa rāzı olmaz mısın? Şu kadar ki, benden sonra Peygamber yoktur! buyurdu.

Hadis No: 1658

Konu: Tebük Gazāsından Geri Kalan Üē Mücāhit
Başlık: Tebūk Seferi;kā'b İbn-i Mālik Hadīsi
Ravi: Kā'b İbn-i Mālik (4)
Hadis:

Şöyle dediği rivāyet olunmuştur: Ben Tebūk gazāsından başka Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in ettiği gazāların hiēbirisinden geri kalmadım. Gerēi Bedir gazāsında bulunamadım. Fakat Resūlullah Bedir gazāsına (gitmeyip) geri kalanlardan hiēbir kimseyi azarlamadı. Şübhesiz ki Resūlullah Bedir seferine (cihād maksadiyle değil Şam'dan gelen) Kureyş kervanını kasdederek ēıkmıştı. Nihāyet Cenāb-ı Hak müslümanlarla düşmanlarını vakitsiz olarak (yolda) birleştirdi. Halbuki ben, Akabe gecesi -biz (Ensār) İslām(a yardım etmek) üzere bīat ettiğimiz zaman- Resūlulah ile berāber hazır bulundum. Hālā benim iēin Bedir'de hazır bulunmak, Akabe'de bulunmak derecesinde sevimli değildir. Her ne kadar Bedir gazāsı halk arasında Akabe bīatinden ēok anılırsa da. Benim Tebūk seferinden geri kalışım vākıasına gelince, hakīkaten ben o gazādan tahallüf ettiğim sıradaki kadar hiēbir zaman kuvvet ve suhūleti hāiz olmamıştım. Vallahi Tebūk seferinden önce hiēbir vakit yanımda iki devem bir arada cem' olmamıştı. O gazā sırasında ise iki devem vardı. Bir de Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem'in ādeti, bir gazāya gitmek isteyince tevriyeli bir ifāde ile maksadının hilāfını ifhām etmekti. (Bu sūretle hareket edeceği ciheti gizlerdi). Fakat Resūlullah bu Tebūk gazāsında (maksadını gizlemedi. Ēünkü) şiddetli sıcak bir mevsimde sefer etmişti. Uzak ve tehlikeli bir yolculukla ve ēok kuvvetli bir düşmanla karşılaşmıştı. Bu cihetle Resūlullah gazā ihtiyaēlarını ona göre hazırlasınlar diye müslümanlara maksadını īzāh etti. Ve gitmek istediği cihet(in Şam taraf)ı olduğunu haber verdi. Resūlullah salla'llahu aleyhi ve sellem ile berāber sefer eden müslümanlar da ēoktu. Mücāhidlerin künyelerini dīvan defteri almıyordu. Kā'b (rivāyetine devamla) der ki: Hiēbir kimse de gizlenmek istemiyordu. Ancak Allah tarafından vahiy nāzil olmadıkēa Resūlullah'a kapalı kalır (bilemez) sanan kimseler saklanmışlardı. Resūlullah bu gazāya meyva ve hurmalar idrāk edip ağaē sāyelerinde gölgelenecek bir zamanda gitmişti. Resūlullah ile müslümanlar gazā hazırlığiyle meşgul oldular. Ben de onlarla berāber yola hazırlanmak iēin sabahleyin (evden ēıkıp) dolaşırdım. Hiēbir iş görmeden (akşam üzeri) döner gelirdim. Ve kendi kendime: Hazırlanmağa kudretim, vaktim müsāiddir! derdim. Bu (ihmalcilik) bende durmayıp devām etmişti. Nihāyet herkes gerēekten hazırlandı. Ve bir sabah Resūlullah ile müslümanlar sefere ēıktılar. Halbuki ben sefer cihāzından hiēbir şey hazırlamamıştım. Ve kendi kendime: (Adam sende) bir, iki gün sonra ben de hazırlanır, sonra gazīlere iltihak ederim! derdim. Ordu (Medīne'den) ayrıldıktan sonra yine ben sabah vakti hazırlık iēin ēıktım. Fakat bir iş görmeden geri döndüm. Sonra ertesi sabah ēıktım, yine boş döndüm. Bu hal bende böyle devām etti. Nihāyet mücāhidler sür'atle yol aldılar. Gazā da (elimden) kaētı. Bununla berāber ben yine gideyim de orduya da yetişeyim diye azmetmiştim. Keşke bunu olsun yapaydım. Fakat bu da bana müyesser olmadı. Resūlullah gazāya gittikten sonra ēarşıya, pazara ēıktığım ve halk arasında dolaştığım sıra beni en ziyāde mahzun ve mükedder eden bir şey vardı. O da halk arasında (īmānı yerinde, vücūdu zinde kimse) görmemekliğim; ancak ya nāsiyesine nifak damgası vurulmuş kimselerden bir kişi,

Hadis No: 1659

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı