Sahih-i Buhari
1-TECRÎD'İN METNİ
2-KİTÂBÜ'L-ÎMÂN
3-KİTÂBÜ'L-İLİM
4-KİTÂBÜ'L-VUDÛ'
5-KİTÂBÜ'L-GUSL
6-KİTÂBÜ'L-HAYZ
7-KİTÂBÜ'T-TEYEMMÜM
8-KİTÂBU'S-SALÂT
9-KİTÂBU MEVÂKÎTİ'S-SALÂT
10-BÂBU BED'İ'L-EZÂN
11-CUM'A BAHSİ
12-SALÂT-İ HAVF BAHSİ
13-İYDEYN BAHSİ
14-VİTİR BAHSİ
15-İSTİSKÂ BAHSİ
16-KÜSÛF BAHSİ
17-SÜCÛD-I KUR'ÂN BAHSİ
18-TAKSÎR-İ SALÂT BAHSİ
19-TEHECCÜD BAHSİ
20-TERÂVİH NAMAZI
21-İSTİHÂRE HADÎSİ VE DUÂSI
22-MEKKE VE MEDÎNE MESCİDLERİNDE KILINAN NAMAZIN FAZÎLETİ BÂBI
23-SEYYİDÜ'L-MÜRSELÎN SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM'İ ZİYÂRET
24-NAMAZDA İSTİÂNE BAHSİ
25-NAMAZDA SEHİV BAHSİ
26-CENÂZE BAHSİ
27-KİTÂBÜ'Z-ZEKÂT
28-SADAKA-İ FITIR BAHSİ
29-KİTÂBÜ'L-HAC
30-EBVÂBÜ'L-ÖMRE
31-EBVÂBÜ'L-MUHSAR
32-CEZÂ-İ SAYD BÂBI
33-FAZÂİL-İ MEDÎNE
34-KİTÂBÜ'S-SAVM
35-TERÂVÎH NAMAZI
36-KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİ
37-MESCİDLERDE İ'TİKÂF
38-KİTÂBÜ'L-BÜYÛ'
39-İHTİKÂRIN ZEMMİ
40-HİBE BAHSİ
41-MENÎHA FASLI
42-ŞAHÂDET BAHSİ
43-SULH VE İNSANLAR ARASINI ISLAH BAHSİ
44-ŞARTLAR BAHSİ
45-VASIYYETLERİN AHKÂMI BAHSİ
46-CİHAD VE SİYERİN FAZÎLETİ BAHSİ
47-HÛRÜ'L-ÎYN VE ONLARIN MÜSTESNÂ SIFATLARI
48-BED'ÜL-HALK BAHSİ
49-AHÂDÎS-İ ENBİYÂ ALEYHİMÜ'S-SALÂTÜ VE'S-SELÂM BAHSİ
50-İBRET-ÂMİZ BENÎ İSRÂİL KISSALARI
51-KİTÂBÜ'L-MENÂKIB
52-KUREYŞ'İN MENÂKIBI BAHSİ
53-HUZÂA KISSASI
54-EBÛ ZERR-İ GIFÂRÎ (RADİYA'LLÂHU ANH)İN İSLÂM'I VE ZEMZEM KISSASI
55-PEYGAMBERİMİZİN İSLÂM'A ALENÎ İLK DA'VETİ
56-PEYGAMBERİMİZİN HÂTEMÜ'L-ENBİYÂLIĞINI TEBLÎĞ BUYURMASI
57-İSLÂM'DA NÜBÜVVET ALÂMETLERİ
58-AYIN İKİYE BÖLÜNMESİ MU'CİZESİ
59-EBÛ BEKR ES-SIDDÎK RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
60-ÖMER İBN-İ HATTÂB RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
61-OSMÂN İBN-İ AFFÂN RADİYA'LLÂHU ANH
62-ALÎ İBN-İ EBÎ TÂLİB RADİYA'LLÂHU ANH
63-ZÜBEYR İBN-İ AVVÂM RADİYA'LLÂHU ANH
64-TALHA RADİYA'LLÂHU ANH
65-SA'D İBN-İ EBÎ VAKKÂS RADİYA'LLÂHU ANH
66-PEYGAMBERİMİZ'İN DÂMATLARINDAN EBÜ'L-ÂS
67-ZEYD İBN-İ HÂRİSE İLE OĞLU ÜSÂME RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
68-ABDULLÂH İBNİ ÖMER RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
69-AMMÂR VE HUZEYFE RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
70-EBÛ UBEYDE İBN-İ CERRÂH RADİYA'LLÂHU ANH
71-HASEN VE HÜSEYİN RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
72-ABDULLÂH İBN-İ ABBÂS RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ
73-HÂLİD İBN-İ VELÎD RADİYA'LLÂHU ANH'İN MENÂKIBI
74-SÂLİM İBN-İ MA'KIL RADİYA'LLÂHU ANHÜMÂ'NIN MENÂKIBI
75-ÂİŞE RADİYA'LLÂHU ANHÂ'NIN FAZÎLETİ
76-MENÂKIB-I ENSÂR BAHSİ
77-RESÛL-İ EKREM'İN HAZRET-İ HADÎCE İLE İZDİVÂCI
78-MEB'ASÜ'N-NEBÎ SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM BÂBI
79-İSRÂ' VE Mİ'RÂC HADÎSİ
80-RESÛLULLÂH İLE ASHÂB'ININ MEDÎNE'YE HİCRETİ BÂBI
81-MEGÂZÎ BAHSİ
82-BÜYÜK BEDİR GAZÂSI
83-BENÎ NADÎR'İN TEHCÎRİ VAK'ASI
84-UHUD GAZÂSI
85-AHZÂB VE HENDEK HARBİ
86-BENÎ KURAYZA SEFERİ
87-HAYBER GAZÂSI
88-ÖMRETÜ'L-KAZÂ'
89-MÛTE GAZÂSI
90-MEKKE'NİN FETHİ GAZÂSI
91-HUNEYN SEFERİ
92-ZÜ'L-HALASA GAZÂSI
93-SEYFÜ'L-BAHR GAZÂSI
94-RESÛL-İ EKREM'E GÖNDERİLEN KABÎLELERİN HEY'ETLERİ
95-HACCETÜ'L-VEDÂ'
96-TEBÛK GAZÂSI
97-PEYGAMBER'İN KİSRÂ VE KAYSER'E GÖNDERDİĞİ MEKTUPLAR
98-NEBÎ SALLA'LLAHU ALEYHİ VE SELLEM'İN HASTALIĞI VE VEFATI BAHSİ
99-KUR'ÂN-I KERÎMİN TEFSÎRİ BAHSİ
100-EN'ÂM SÛRESİ ÂYETLERİ
101-KUR'ÂN-I KERÎMİN FAZÎLETLERİ BAHSİ
102-NİKÂH BAHSİ
103-TEADDÜDÜ ZEVCE BAHSİ
104-KİTÂBÜ'TALÂK
105-NAFAKA BAHSİ
106-TAÂM BAHSİ
107-AKİKA BAHSİ
108-ZEBÎHALARLA AVLARA VE BUNLARA ÇEKİLEN BESMELE BAHSİ
109-SAYDÜ'L-BAHR=DENİZ AVI
110-KİTÂBÜ'L-ADÂHÎ
111-KİTABÜ'L-EŞRİBE
112-KİTABÜ'L-MERZÂ
113-KİTÂBÜ'T-TIB
114-KİTÂBÜ'L-LİBÂS
115-KİTÂBÜ'L-EDEB
116-KİTÂBÜ'L-LİBÂS;KİTÂBÜ'L-EDEB
117-KİTÂBÜ'L-İSTİ'ZÂN
118-KİTÂBÜ'L-KADER
119-KİTÂBÜ'L-EYMÂN
120-KİTÂBÜ'L-KEFFÂRÂT
121-KİTÂBÜ'L-FARÂİZ
122-KİTÂBÜ'L-HUDÛD
123-KİTÂBÜ'L-MUHÂRİBÎN
124-KİTÂBÜ'D-DİYYÂT
125-RÜ'YÂ TA'BÎRİ BAHSİ
126-KİTÂBÜ'L-FİTEN
127-KİTÂBÜ'L-AHKÂM
128-KİTÂBÜ'D-DA'AVÂT
129-KİTÂBÜ'R-RİKAK
130-KİTÂBÜ'T-TEMENNÎ
KİTÂBÜ'T-TIB
         Bu bölümde toplam 22 Hadisi Şerif var.
Konu: Her Derdin Şifasını Allah Verir
Başlık: Derd Veren Allah Muhakkak Devâsını Da Birlikte Verir, Meâlindeki Ebû Hüreyre Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Allahu Teâlâ verdiği her hangi bir derdin şifâsını da verir buyurduğu rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1920

Konu: Ateşle Yara Dağlamak;bal Şerbeti İçmek;kan Aldırmak;şifa Veren Şeyler
Başlık: İbn-i Abbâs Radiya'llâhu Anh'ın Şu Üç Şeyde Şifâ Vardır: Bal Şerbeti, Hacamat, Key (=dağ), Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Şifâ üç şeye mühasırdır: Bal şerbeti içmek, hacamat âleti vurmak, ateşle dağlamak. Fakat ümmetimi (son bir ihtiyaç olmadıkça) ateşle dağlamaktan men' ederim buyurduğu rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1921

Konu: Bal Şerbeti İçmek
Başlık: Kardeşinin Karnı Ağrıyan Bir Kişiye Resûl-i Ekrem Bal Şerbeti İçirmesini Üç Def'a Salık Verir. Her Def'âsında O Adam Kardeşinin Şifâ Bulmadığını Söyler. Bunun Üzerine Resûl-i Ekrem: allah Sözünde Doğrudur, Fakat Kardeşinin Karnı Yalancıdır Buyurup Yine Bal Şerbeti İçirmesini Emreder Ve Şifâsını Görür
Ravi: Ebû Saîd-i Hudrî (71)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'e bir kişi geldi: Yâ Resûla'llah! Kardeşimin karnı ağrıyor (ishal oldu) demişti. Resûl-i Ekrem: Bal (şerbeti) içir! buyurdu. Sonra bu adam ikinci bir daha Resûl-i Ekrem'e geldi (ve hastalığın geçmediğini söyledi) Resûlu'llah yine bal şerbeti içir! buyurdu. Sonra üçüncü bir daha geldi. Resûl-i Ekrem yine bal şerbeti içiriniz! buyurdu. Sonra bu adam bir daha geldi. İçirdim (fakat, ishâli ve ağrısı geçmedi, arttı) dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem: Allah sözünde doğrudur. Fakat kardeşinin karnı yalancıdır. Haydi yine bal şerbedi içir, buyurdu. Dördüncü def'a içirdi de hastalıktan kurtuldu.

Hadis No: 1922

Konu: Çörekotu
Başlık: Hazret-i Âişe'nin Habbetü's-sevdâ' Her Hastalığına Şifâdır, Hadîsi. Ve Habbetü's-sevdâ'ın Çörekotu Ve Kimyon İle Tefsîri
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, 'Âişe (Hazretleri) Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Şu kara dâne (çörekotu) samdan başka (tıbban mücerreb olan) her hastalığa şifâdır dediğini işittim. Ben de: Sam nedir? diye sordum. Resûl-i Ekrem: Ölümdür! buyurdu.

Hadis No: 1923

Konu: Ud-i Hindî
Başlık: Ûd-i Hindî Kullanınız. Onda Yedi Türlü Şifâ Vardır, Hadîsi
Ravi: Ümmü Kays Bint-i Mıhsan (2)
Hadis:

Mihsan kızı Ümm-i Kays radiya'llahu anhâ'dan Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur: Ûd-i hindî kullanmağa devâm ediniz! Ûd-i hindîye yedi türlü şifâ vardır. Uzre (denilen boğaz) hastalığı için bu ilâç buruna çekilir. Zâtü'l-cenb için de (su ile) hastaya içirilir. Hadîsin geri kalan kısmı yukarıda geçti.

Hadis No: 1924

Konu: Çocukları Tedavi;kan Aldırmak;ud-i Hindî
Başlık: Ûd-i Hindînin Nevi'leri Hacamat Ve Kust-i Bahrî İle Tedâvî
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem (ehramlı iken) hacamat olduğuna ve Ebû Taybe'nin hacamat ettiğine dâir rivâyet olunan bir hadîsi yukarıda geçti. Buradaki hadîsin sonunda Enes İbn-i Mâlik Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem (bir hutbesinde) şöyle buyurdu, demiştir: (Ey Hicaz halkı) sizin kendisiyle tedâvî edeceğiniz şeyin en lüzumlu olanı hacamatla Kust-i bahrîdir. Sakın çocuklarınızı anjinden kurtarmak için bademciği sıkarak azab etmeyiniz! Ûd-i bahrî ile tedâvîye ihtimâm ediniz!

Hadis No: 1925

Konu: Allâh'a Tevekkül Edenler;cennete Hesapsız Girecekler;sihir;şifa Allah'tandır;uğursuzluk Telâkkisi
Başlık: Meşhûr Ukâşe Hakkında Abdullâh İbn-i Abbâs Radiya'llâhu Anh Hadîsi
Ravi: Abdullâh B. Abbâs (160)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: Bana bütün ümmetler arzolunup gösterildi: Bir, iki peygamber yanlarında onar, yirmişer, otuzar, kırkar ümmetleriyle berâber önümden geçmeğe başladılar. Bir peygamber de yanında bir ümmeti bile olmaksızın geçti. En sonu uzaktan büyük bir karaltı gösterildi. Bu (kesîf) karaltı nedir? Bu benim ümmetim midir? Diye sordum. Bu, Mûsâ peygamberle kavmidir? Diye cevab verildi, sonra bana ufka bak! Denildi. Bakınca ufku dolduran sevâd-ı a'zamı gördüm. Sonra bana semâ ufuklarının şurasına ve bu tarafına da bak! Denildi. Bir de ne göreyim! Bir sevâd-ı a'zâm baştanbaşa ufku kaplamıştı. Bana: Bu senin ümmetindir. Bunlar yetmiş bin kişi hesâba çekilmeksizin Cennet'e girecektir, denildi. Resûl-i Ekrem (bu hitâbesinden) sonra (odasına) girdi. Ve (hesâba çekilmeden Cennet'e gireceklerin evsâfı hakkında) mecliste bulunanlara bir şey söylemedi, artık meclistekiler dağıldı. (Ve şöyle münâzara ediyorlardı): Biz, Allah'a îmân ve Resûlü'ne itba' eden kimseleriz. Artık biz, Cennet'e hesapsız gideceğiz, yâhut: O bahtiyarlar evlâdlarımızdır, onlar İslâm câ'miası içinde doğmuşlardır. Biz ise câhiliyyet devrinde doğduk, diyorlardı. Bu münâzara Resûlu'llah'a erişmekle hemen hâne-i saâdetten çıkıp: Cennet'e hesapsız girecek mü'minler efsun etmiyenler, teşe'üm iylemiyenler, şifânın (Allah'dan olduğuna inanıp) keyden olduğuna inanmıyanlar ve her hususta Allah'a tevekkül edenlerdir buyurdu. Bunun üzerine 'Ukkâşe İbn-i Mihsen: Yâ Resûla'llah, ben onlardan mıyım? Diye sordu. Resûl-i Ekrem: Evet onlardansın! Buyurdu. Sonra başka birisi ayağa kalkarak: Ben onlardan mıyım? Dedi. Resûl-i Ekrem: bu hususta 'Ukkâşe senden öne geçti! Buyurdu.

Hadis No: 1926

Konu: Baykuş Ötmesi;cüzamlıdan Kaçmak;hastalık Sirâyeti;uğursuzluk Telâkkisi
Başlık: Cüzzamlıdan Arslandan Kaçar Gibi Hazer Olunması Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivâyet olunmuştur: (İslâm'da) hastalığın (bizâtihi) sirâyeti yoktur, teşe'üm de yoktur, öğey ve baykuş (ötmesinden te'sîri) de yoktur, safer (ayının hayır ve şerle alâmeti) de yoktur (bunlar câhiliyyet hurâfeleridir) fakat (Ey mü'min) cüzamlıdan arslandan kaçar gibi kaç!

Hadis No: 1927

Konu: Hastalık Sirâyeti (2)
Başlık: Sârî Hastalıklardan Korunma Hakkında Rivâyetler
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: (Resûl-i Ekrem bundan önceki hadîsi teblîğ buyurduğu mecliste, hazır bulunan) bir A'râbî: - Yâ Resûla'llah (hastalığın sirâyeti yoktur! Buyurdunuz. Fakat) benim geyikler gibi (düzgün sağlam) ve (temiz) kumluk (arâzî) de yaşayan develerime ne dersiniz? Bu develerimin arasına (hâriçten) uyuz deve (gelip) sokulunca develerimi uyuz ediyor! Di(ye ortaya bir şüphe bırak)tı. Resûl-i Ekrem: - Ya ilk uyuz deveye bu hastalığı kim sirâyet ettirdi? Diye cevâb verdi.

Hadis No: 1928

Konu: Ağılı Hayvanlar;ateşle Yara Dağlamak;kulak Ağrısı;nazar Değmesin;zehir
Başlık: Dağlamakla Tedâvî Hakkında Enes İbn-i Mâlik Hadîsi
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Şöyle dediği rivâyet olunmuştur: Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem Ensâr'dan (Amr İbn-i Hazm) âilesine ağılı hayvanların zehirinden, kulak ağrısından, (nazar değmesinden) (şifâ temennîsi için Allah'a sığınarak) nefes etmelerine müsâade buyurdu. Enes İbn-i Mâlik (rivâyetine devamla) der ki: Ben de Resûlu'llah hayatta iken Zâtü'l-cenbdeb key (dağla tedâvi) olundum. (Üvey babam) Ebû Talha, (amcam) Enes İbn-i Nadar, Zeyd İbn-i Sâbit hazır idiler. Beni Ebû Talha dağlamıştı.

Hadis No: 1929

Konu: Humma Hastalığı;hummanın Su İle Tedavisi
Başlık: Hummâ (=tifo) Hastalığında Soğuk Su İle Tedâvî Olunmasını Resûlu'llâh Bize Emrederdi, Meâlindeki Esmâ' Radiya'llâhu Anhâ Hadîsi (2)
Ravi: Esmâ' B. Ebî Bekr (13)
Hadis:

Ebû Bekr'in kızı Esmâ' radiya'llahu anhâ'dan (Münzir kızı Fâtıma'nın) rivâyetine göre, her ne zaman Esmâ' hummalı bir kadına du'â için getirilse hemen su alır ve hastanın vücûdiyle yakası arasına dökerdi ve: Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem her zaman bize hummalı kadını su ile serinletmemizi emrederdi, der idi.

Hadis No: 1930

Konu: Veba (3)
Başlık: Hummâ (=tifo) Hastalığında Soğuk Su İle Tedâvî Olunmasını Resûlu'llâh Bize Emrederdi, Meâlindeki Esmâ' Radiya'llâhu Anhâ Hadîsi (2)
Ravi: Enes B. Mâlik (245)
Hadis:

Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Tâ'ûn (bu hastalıktan ölen) her müslüman için (fî sebîli'llah) şahâdet (mesâbesinde)dir.

Hadis No: 1931

Konu: Nazar Değmesine Okumak (2)
Başlık: Hazret-i Âişe'nin: Resûlu'llâh Bana Göz Değmesine Okumaklığımı Emretti, Meâlindeki Hadîsi
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, Âişe (Hazretleri): Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem göz değmesine okunmasını bana emretti, yâhut (mutlak olarak) emretti, demiştir.

Hadis No: 1932

Konu: Nazar Değmesine Okumak (2)
Başlık: Nefes Hakkında Ümm-i Seleme Ve Âişe Radiya'llâhu Anhâ'nın Rivâyetleri (2)
Ravi: Ümm-i Seleme (5)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem Ümm-i Seleme'nin odasında yüzünde sarılık eseri bulunan bir kız çocuğu görmekle: Bu kızcağızı okutunuz, buna nazar değmiştir, buyurmuştur.

Hadis No: 1933

Konu: Ağılı Hayvanlar;zehir
Başlık: Nefes Hakkında Ümm-i Seleme Ve Âişe Radiya'llâhu Anhâ'nın Rivâyetleri (2)
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem'in, her ağılı hayvanın zehirinden nefes edilerek şifâ dileğine müsâ'ade buyurdu, dediği rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1934

Konu: Hastaya Şifa Temenni Etmek
Başlık: Peygamber Efendimiz'in Hasta Hakkında Şifâ Du'âsı
Ravi: Ümmü'l-mü'minîn Âişe (234)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem hastaya (şifâ temmenî ederken) şöyle buyururdu: Allah'ın ismiyle (şifâ temennî ederim), şu bizim bâzımızın tükrüğü ile yurdumuzun toprağıdır. Bundan Rabbimizin izniyle hastamız şifâlanır.

Hadis No: 1935

Konu: Tefe'ül;uğursuzluk Telâkkisi
Başlık: İslâm'da Teşe'üm Yoktur, Güzel Sözle Tefe'ül Vardır, Hadîs-i Şerîfi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: İslâm'da teşe'üm yoktur, en hayırlısı tefe'üldür buyurduğunu işittim, dediği rivâyet olunmuştur. Mecliste bulunanlar: Tefe'ül nedir Yâ Resûla'llah! Diye sordular. Resûl-i Ekrem: Sizden birinizin duyduğu güzel sözdür, buyurdu.

Hadis No: 1936

Konu: Kahinler;karında Ölen Ceninin Diyeti
Başlık: İslâm'da Teşe'üm Yoktur, Güzel Sözle Tefe'ül Vardır, Hadîs-i Şerîfi (2)
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, bir kere Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem Hüzeyl kabîlesinden biribiriyle döğüşen iki kadın arasında hüküm etmişti. (Şöyle ki:) Bu kadınlardan birisi diğerine bir taş atmış ve attığı taş gebe kadının karnına dokunarak karnındaki çocuğu öldürmüştü. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem'e da'vâ ettiler. Resûl-i Ekrem de: Kadının karnındaki cenînin diyeti köle veyâ câriye gurresidir (yâni bir diyetin nısf-ı öşürüdür) diye hükmetti. Bunun üzerine diyet ve garâmetle mahkûm olan kadının velîsi (seci'li ve kafiyeli bir edâ ile): Yâ Resûla'llah! Henüz yemeyen, içmeyen ve söz söylemiyen, sayha etmiyen çocuğun diyetiyle nasıl mahkûm olurum. Bunun benzeri hüküm bâtıl olur, dedi. Resûl-i Ekrem de: Bu adam kâhinler zümresindendir, buyurdu.

Hadis No: 1937

Konu: Bâzı Fasîh Belîğ Sözler Sihir Gibidir
Başlık: Düzgün Ve Belîğ Sözde Sihir Vardır, Hadîsi; Abdullâh İbn-i Ömer'in Rivâyeti
Ravi: Abdullâh B. Ömer (212)
Hadis:

Rivâyete göre, bir kere Medîne'nin şarkında (Necd) ahâlîsinden iki kişi gelip (karşılıklı) hutbe îrâd etmişler, halk da bunların düzgün sözlerine hayrân olmuşlardı. Bunun üzerine Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: Şüphesiz ki açık ve fasîh sözlerden sihir (gibi ruhlar üzerinde müessir) olanları vardır, yâhut bâzı belîğ sözler vardır ki, onlar sihirdir (ruhları teshîr eder).

Hadis No: 1938

Konu: Hastalık Sirâyeti (2)
Başlık: Hastalık Bizâtihi Sârî Değildir, Allâh'ın Takdîriyle Sârîdir
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem'in: Sakın hasta deveyi sağlam devenin yanına uğratmayınız! buyurdu, dediği rivâyet olunmuştur.

Hadis No: 1939

Konu: İntihar;kendini Öldürmek (intihar) (3)
Başlık: Her Ne Şekilde Olursa Olsun İntihârın Âhiretdeki Ağır Cezâsı Ve Ebedî Azâbı Hakkında Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Nebî Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Her kim bir dağdan (yüksek bir yerden) kendisini aşağıya atıp öldürürse, bu intihar eden kimse cehennem ateşinde ebedî ve dâimî sûrette kendisini yüksekten aşağıya bırakır (bir halde azâb olunur). Şu bir kimse de zehir içer de, canına kıyarsa zehiri elinde içer bir halde ebedî ve dâimî bir sûrette cehennem ateşinde (azâb olunacak) tır. Her hangi bir kimse de kendisini (bıçak gibi) bir demir parçasiyle öldürürse, o da bıçağı elinde karnına vurarak ebedî ve dâimî sûrette cehennemde (azâb olunacak) tır.

Hadis No: 1940

Konu: Yiyecek İçine Sinek Düşmesi (2)
Başlık: Sine'yin Yemek Ve Su Kabına Düşmesi Hakkındaki Ebû Hüreyre Hadîsi
Ravi: Ebû Hüreyre (395)
Hadis:

Rivâyete göre, Resûlu'llah Salla'llahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: Sizden birinizin (su veyâ yemek) kabına sinek düştüğü zaman o kişi onun her tarafını batırsın, sonra çıkarıp atsın. Çünkü sineğin iki kanadının birisinde şifâ vardır, öbürüsünde de hastalık vardır.

Hadis No: 1941

                                                         Önceki Konu    Sonraki Konu          Sayfa Başı