» Anasayfa
» Abdullah Faruki (ks)
» İlm-i Farukiyye
» Evrad-ı Farukiyye
» Salavat-ı Farukiyye
» FARUKÎ Sohbetleri
» Hadis Ezberleyelim
» Halakadan Gönüllere
» İlahiler
» Klipler
» Duvar Kağıdı
» Dosya İndirme
» Şiir Köşesi
» Kaza Namazı Takibi
» Bize Ulaşın
» Site İçi Arama
» Rehberdergisi.Com





  • Radyo Faruki

  • 3GP Dosyalar
  • AMR Dosyalar


  • Defteri İmzala

    Mesajınız Yönetici onayından sonra eklenecektir...


    Gönül hanesinde mesken tutdu bir bar
    Hüzün dolu gözlerden akan ya$lar
    Görünmeyen akilda bir tek dü$ünce
    Haykiriyor: "Yar! Yar!"

    Ki$ sonrasi bahari olmayan bir ilde
    Insana taninan fakat a$iga yabanci bir belde
    Ellerin elinde bakar muradinin eline
    Yanina al artik $u a$igi Yar, Yar!

    aciz | (14.07.2008) Ip: 84.138.119.92

    selamun aleyküm kardeşlerim rabbim kalbimizi hidayetiyle sevgisiyle doldursun kendi yalundan ayırmasın lütfen dua adin allah rızası için allaha emanet olun amin
    ayşe-ayso | (13.07.2008) Ip: 88.229.236.144

    3 ay larinizi kutlarim selam ve dua ile
    leyla | (12.07.2008) Ip: 92.74.238.67

    slmlar sevgi ve saygılarımla
    resulcavus | (08.07.2008) Ip: 88.226.202.58

    SEHERLERDE RABBÂNÎ VAKİTLER

    “Bizim ayetlerimize ancak öyle kimseler iman eder ki, onlar ile kendilerine nasihat verildiği zaman secde ediciler olarak yüzüstü (yere) kapanırlar, Rablerini hamd ile tesbih ederler ve onlar büyüklük taslamazlar. Yanları yataklarından uzaklaşır ve Rablerine korku ve ümit ile dua ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden de infak ederler.” (es-Secde, 32/15-16)

    “Şüphe yok ki, muttakî olanlar cennetlerde ve pınarlarda Rablerinin kendilerine verdiğini alıcıdırlar. Muhakkak, onlar bundan evvel iyilik eden kimselerdi. Geceden pek az (vakit) uyurlardı. Ve seher vakitlerinde de onlar istiğfar ederlerdi.” (ez-Zâriyât, 15–18)

    Rabbimizin rızasını kazanma ve sevap bakımından gerçekten önemi büyük olan teheccüd (gece) namazı hususunda Cenâb-ı Hak ayetlerde ve Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz de hadislerinde müminleri teşvik etmektedir. Zira farz ve vacip namazların dışında, geceyi ihya etmek adına ikame edilen ibadetlerin en faziletlisi teheccüd namazıdır. Bu ibadete devam eden kimseleri ayet-i kerimeler mümin, müttaki ve salih kullar olarak vasıflandırmaktadır. Teheccüd namazı, Rabbimizin bizlere verdiği nimetlere karşı büyük bir şükür, kabir ve cehennem azabına karşı bir zırhtır, manevî hazların kaynağıdır, kişiyi maddî dünyanın acılarından ve felaketlerinden korur, bedenin şifasıdır, ruhî ve kalbî terakkiye vesiledir.

    Efendimiz (s.a.v.) için namaz, ‘gözünün nuru’ mesabesindeydi ve O’nun için geceyi ihya etmenin de ayrı bir kıymeti vardı. Çünkü İsrâ sûresinde Efendimize (s.a.v.) hitaben; "Gecenin bir kısmında sana mahsus bir nâfile olmak üzere teheccüdde bulun. Umulur ki, Rabbin seni Makâm-ı Mahmûd'a ulaştırır." (el-İsrâ, 17/79) ayetinde de ifade olunduğu üzere gece namazı Rasûlullah (s.a.v.)'in hayatında terk etmediği bir amel olarak kalmıştır.

    Efendimiz (s.a.v.) genellikle yatsı namazını kıldıktan sonra vitir namazını kılmadan evine dönerdi. Bir miktar uyuduktan sonra gecenin ilerleyen vakitlerinde kalkar teheccüd namazını kılardı. Teheccüd namazından sonra biraz dinlenip vitri eda ederdi. Teheccüd namazını, ikişer ikişer veya dörder dörder sekiz rekât kılar, arkasından vitre geçerdi. (Buhârî, Salât 84/Teheccüd 16) Rasûlullah (s.a.v.) gece namazlarındaki kıyam, kıraat, rükû ve secdelerini oldukça uzun tutardı. Hz. Huzeyfe (r.a.), Efendimiz (s.a.v.)’in bir rekâtta Fâtihâ'dan sonra Bakara, Âl-i İmrân ve Nisâ surelerini ağır ağır, tesbih ayetlerinde tesbih, dua ayetlerinde de dua etmek suretiyle okuduğunu, rükû ve secdesinin de aynı şekilde uzadığını rivâyet etmektedir. (Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn ve Kasrihâ, 203)

    Yine bir hadîs-i şerifte, Efendimizin (s.a.v.) mübârek ayakları şişinceye kadar geceleyin ibadet ettiği ve Hz. Âişe annemiz de kendisine; "Yâ Rasûlallah, geçmişteki ve gelecekteki günâhların affolunduğu halde, neden böyle yapıyorsun?" demesi üzerine; "Rabbime şükreden bir kul olmayayım mı?" buyurduğu ifade olunmaktadır. (Buhârî, Tefsîr, 48/2)

    Pek çok gece Efendimiz (s.a.v.)’in gece namazlarında beraberinde bulunan İbn-i Abbas (r.a.)’dan rivâyet olunduğuna göre Rasûl-i Ekrem (s.a.v.), gece teheccüd için kalktığında şöyle dua ederlerdi: "Allâh’ım, sana hamd olsun! Sen semavatı, yeri ve onlardakileri ayakta tutansın. Sana hamd olsun! Semavatın, yerin ve onlardakilerin mülkü sana aittir. Sana hamd olsun! Sen semavatın ve yerin nurusun. Sana hamd olsun! Sen Hak'sın. Senin vaadin haktır, sana kavuşmak haktır, sözün haktır, Cennet haktır, Cehennem haktır, Nebiler haktır, Muhammed (s.a.v.) haktır, kıyamet haktır.

    Allah’ım! Sana teslim oldum, sana iman ettim, sana tevekkül ettim, sana yöneldim, (inanmayanlara karşı) sana dayanarak mücadele ettim, seni hakem olarak kabul ettim, benim evvelki yaptıklarımı da, sonradan yapacaklarımı da, gizli yaptıklarımı da açık yaptıklarımı da mağfiret eyle. Öne alan da sensin, geriye bırakan da sensin. Senden başka ilâh yoktur.” Süfyân dedi ki: Ümeyye’nin babası Abdulkerîm şunu ziyade etti: “Kuvvet ve kudret ancak Allah'a aittir.” (Buhârî, Teheccüd, 1)

    Hz. Âişe Validemiz anlatıyor: “Bir gece (uyandığımda) Rasûlullah (s.a.v.)’i yatakta kaybettim (yanımda bulamadım) ve onu aradım. Elim ayağının iç kısmına dokundu. Mescitteydi ve ayakları birbirine bitişikti. Şöyle diyordu:

    ‘Allah’ım! Gazabından rızana, cezandan afiyetine sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (hak ettiğin şekilde) sena etmekten acizim. Sen, kendine sena ettiğin hal üzeresin.” (Müslim, Salât 222)

    Rasûlullah (s.a.v.)’in terbiyesinde yetişen sahabe efendilerimiz ve onları gören tabiîn, daha sonraki nesilden olan tebe-i tabiîn geceleri ihya etme hususunda titiz davranırlar ve günlerinin çoğunu namaza ayırırlardı. Onların yaşadığı toplumda geceleri yüz rekât ve onların hayatlarından menkıbeler anlatan kaynaklar ise o dönem insanlarından bin rekât namaz kılanların varlığından bahsetmektedirler.

    Konuyla alakalı müşahhas örnekler verilecek olursa; Efendimiz (s.a.v.)’in: “Allah’ım, ben Osman’dan razıyım, sen de ondan razı ol!” (Suyûtî,

    Cem’u’l-Cevâmi’, 4225) diye dua ettiği Hz. Osman (r.a.) hakkında, İbn-i Zübeyr’den şu rivayet edilmiştir: Hz. Osman (r.a.), seneyi oruçla geçirir ve evvelindeki az bir uyku hariç, geceyi (tümüyle) ihya ederdi. (İbn-i Ebî Şeybe, Musannef, Salavât, 550)


    Şürahbîl b. Müslim; “Onun hali hep kıyam ve secde idi. Sürekli oruç tutar, geceleri de daima namaz kılardı.” demiştir. Nitekim Hz. Osman efendimizin canına kastetmek isteyip de Medine’de evinin etrafını kuşatan isyancılara, eşi şöyle demişti:

    “Onu öldürseniz de bıraksanız da o, bir rekâtta Kur’ân’ın bütününü okumak suretiyle tüm geceyi ihya ederdi.” (Taberânî, Kebîr, 127)
    Zühd, takva ve ahlâklarında Efendimiz (s.a.v.)’i adım adım takip eden Hz. Ömer efendimizin oğlu Abdullah (r.a.) sahabe arasında nadide bir şahsiyetti. Zira o, hem ilim okyanusu hem de yaşantısıyla takva ve zühdün zirvesinde bir insandı. Kendisi, Rasûlullah (s.a.v.) zamanında gördüğü bir rüyayı şu şekilde anlatmaktadır: “Nebi (s.a.v.) zamanında bir kimse rüya görse onu Rasûlullah (s.a.v.)’e anlatırdı. Ben de bir rüya görüp Rasûlullah (s.a.v.)’e anlatmayı temenni ettim. Genç bir çocuktum. Rasûlullah (s.a.v.) zamanında (adet üzere) mescitte uyuyordum. Uykuda gördüm ki; sanki iki melek, beni aldı ve beni Cehennem’e götürdüler. Meğer o, kuyu gibi dürülmüştü. İki boynuzu (tarafı) vardı. İçinde tanıdığım insanlar vardı. ‘Ateşten Allah’a sığınırım!’ demeye başladım. Bize diğer bir melek kavuştu. Bana: ‘Korkma!’ dedi. Ben rüyayı Hafsa'ya anlattım. Hafsa da Rasûlullah (s.a.v.)’e anlatmış. (Rasûlullah):

    ‘Abdullah ne güzel adamdır. Keşke bir de gece namaz (teheccüd) kılsaydı!’ buyurmuş.” (İbn-i Ömer) bundan sonra geceleri az bir kısım müstesna, uyumazdı. (Buhârî, Teheccüd 2)

    Takvaya çalışan bir kimse gücü nispetinde gece namazına devam etme gayreti içerisinde bulunmalıdır. Zira Efendimiz (s.a.v.) Abdullah b. Amr b. el-Âs (r.a.)'a: "Ey Abdullah, sen filan kişi gibi olma! O geceyi ihya ederdi. Gece ibadetini terk etti." buyurmakla, onun şahsında biz ümmetini de ikaz etmektedir. (Buhârî, Teheccüd 19)

    Nefsâni arzularının peşinde gününü gün etme derdinde olan bir insanın, gecesini ihya etmesi de o nispette zordur. Gündüzünde dünya işleri ve pek çok meşguliyetin içerisinde yoğrulan günümüz insanı, ayet ve hadislerde teşvik edilmesine rağmen gecelerini, teheccüd namazı, Kur’ân okuma, dua, zikir ve tefekkürle ihya etmek yerine, maalesef televizyon karşısında kendisine adet edindiği dizileri, yarışmaları, çeşitli programları takip ederek doldurmaktadır. İnsanın ruhuna ve maneviyatına hitap etmeyen bu tarz meşguliyetler, kalbin katılaşmasına, Allah için dökülecek iki damla gözyaşının bile kurumasına sebep olacak ve gaflet tam anlamıyla insanın her yanını saracaktır. Hâlbuki Rasûlullah (s.a.v.)'in yanında bir adam zikredilir ve o adamın sabaha kadar uyuduğu söylenir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Bu, şeytanın kulağına bevlettiği bir kimsedir." (Buhârî, Teheccüd 13) Bu hadis-i şerifi okuyan hiç kimse böyle bir duruma düşmek istemeyecektir, değil mi?

    O halde maddî ve manevî her konuda Rabbimizin yardım ve desteğini almak isterseniz, az da olsa gece namazını kılmaya sabırla ve ihlâsla devam etmeye çalışınız. Çünkü gece namazının azı, çoktur. Ebû Hureyre (r.a.)’dan gelen rivâyette Rasûlullah (s.a.v.) efendimiz buyurmuştur ki: "Gecenin yarısı veya üçte biri geçince Allah Tebârake ve Teâlâ dünya semasına iner ve sabah doğuncaya kadar şöyle buyurur: İsteyen var mı (isteği kendisine) verilsin. Dua eden var mı ona icabet edilsin. Mağfiret dileyen var mı, o bağışlansın.” (Müslim, Salâtu’l-Müsâfirîn ve Kasrihâ, 170) Biliniz ki, gecenin dakikaları kıymetlidir. Onları uykuyla, gafletle, gevşeklikle ve ihmal ile ucuzlatmayalım! Bu kıymetli dakikaları ucuzlatanın ahirette kaybı ağır olur ve kıyamet gününde çıkış yolları da daralır.

    Rabbimiz, kulları için her gece kendisine yakarış ve O'nunla baş başa olma ortamı hazırlamışken bunu önemsemeyip değerlendirmeyenden daha mahrum kim vardır! Haram şeyler üzerine geceleyen, gecenin tümünü Allah'a isyanda geçiren, saatlerini Allah'ın haram kıldığı şeylerle tüketenlerden olmaktan sakının.

    Cenab-ı Hakk’ın, bizlere emanet ettiği ailemizi de bu kıymete haiz ibadetten mahrum bırakmayalım. Geceleri uyanıp da Rabbimizin huzuruna durduğumuzda onları da yanımıza alarak yapacağımız tevbe ve istiğfarlara, dualara ortak edelim. Zira Efendimiz (s.a.v.): "Geceleyin kalkan, namaz kılan ve hanımını uyandıran, (uyanmayı) reddederse yüzüne su serpen adama Allah rahmet etsin. Geceleyin kalkan, namaz kılan ve kocasını uyandıran, (uyanmayı) reddederse yüzüne su serpen kadına Allah rahmet etsin." buyurmuşlardır. (Ebû Dâvûd, Salât 307)

    EFENDİM ALLAH SONSUZ RAZI OLSUN İNŞ.
    M.ALİ | (08.07.2008) Ip: 85.99.41.16

    İki cihan güneşi Peygamberimiz (s.a.s) bir gün Şeytan`la mescit kapısın da karşılışınca ona: 'Ey şeytan! Burada ne yapıyorsun?' diye çıkışır. Lanetlik Şeytan ise,verdiği cevapta, 'Mescitin içine girip namaz kılan falanca adamın namazını bozmak istiyorum,fakat uykuda yatmakta olan filan kişiden korkuyorum' diyerek hainane planını ortaya döküverir.
    Sevgili peygamberimiz (s.a.s) bu defa da şu ince noktayı anlamak için şu soruyu sorar; 'Ey Şeytan, Rabbine karşı ibadet eden ,O'na yalvarıp yakaran o namaz kılan müminden korkmuyorsun da ,herşeyden habersiz uyuyan o kişiden niye sakınıyorsun?'Şeytan şöyle cevap verir: ' Mescitte namaz kılan mümin, cahil bir kimse .O yüzden onu yanıltmak ve namazını bozmak koly.Fakat uykuda bulunan kişi ,alim bir zattır. Namaz kılanın,namazını bozduğumda, alimin hemen yetişip düzelteceğinden korkuyorum.... ALLAHU TEALA BÜTÜN MÜMİN KARDEŞLERİMİ ŞEYTANIN HİLELERİNDEN KORUSUN.
    garip | (03.07.2008) Ip: 78.174.30.204

    s.a. bu gün regaib kandili bize regaibi ve ragbeti öğreten efendimiz a.s.ma şahıma muzzeffer efendime tüm kardeşlerime selam olsun çalışmam ve düya teleşından dolayı kardeşlerimden uzaktayım bundan dolayı çok muzdaribim bir an evvel kardeşlerimle beraberliğim için tüm kardeşlerimden ve efendimden dua istirham ediyorum allahım kimseyi kardeşlerinden ve bu yoldan uzaklaştırmasın veya uzaklaşmasına sebeb olacak sebeblerden beri kılsın AMİN
    yusuf yonka | (03.07.2008) Ip: 212.175.53.54

    KURBAN OLURUM
    ALLAH DİYENE!
    ALLAH DEDİRTENE!
    SULTANIM
    ÖYLE BİR SOHBET
    ÖYLE BİR ZİKİR Kİ
    NE GAM NE KEDER KALDI
    VALLAHİDE BİLLAHİDE
    KALBİMİZ BİR AN OLSUN BİLE KAYMADI
    KAYMAYACAK...

    EĞER DÜNYAYA AİT BİR DERDİN VARSA
    RABBİNE DÖNÜP
    BENİM BÜYÜK BİR DERDİM
    VAR DEME
    DERDİNE DÖNÜP
    BENİM BÜYÜK BİR RABBİM VAR DE!
    BENİM GÜZELLER GÜZELİ ŞAHIM VAR DE!
    mtfkoc | (30.06.2008) Ip: 88.233.181.221

    Sayfa : [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] 33 [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120] [121] [122] [123] [124] [125] [126] [127] [128] [129] [130] [131] [132] [133] [134] [135] [136] [137] [138] [139] [140] [141] [142] [143] [144] [145] [146] [147] [148] [149] [150] [151] [152] [153] [154]
    Bize Ulaşın Ana Sayfa Rehber Dergisi E-Kart Chat Odası Forum E-Mail
      » K.Adı   
      » Şifre   
    Üye Ol  |  Şifremi Unuttum

  • İsmail Bİçer (Görüntülü)
  • İlhan Tok (Görüntülü)
  • Görüntülü Hatim
  • Kuran-ı Kerim Oku
  • Arapça Metin ve Meal
  • Sesli Hatmi Şerif
  • Aşr-ı Şerif
  • Sesli Meal Dinleme
  • Tecvid Öğrenimi
  • Sahih-i Buhari
  • Kutubusitte
  • Riyazüs'Salihin
  • Mektubat-ı Rabbani
  • Marifetname



  • Ziyaretçi Defteri
    Oku| Yaz